 Engin Özkoç, 8 Ocak 2012 akşamı Ankara'da özel aracı ile seyir halinde olduğu sırada iş adamı Hüseyin Kemali Boyar ile yaşanan ve adliyeye yansıyan olayla ilgili, sosyal paylaşım sitesinde bilgilendirme yazısı yayınladı.
Özkoç'un yayınladığı yazı şu şekilde:
'Kimsenin önünü kesmem'
"Ben, kimsenin önünü kesmem aksine önünü açarım, trafikte dahi… O akşam, ilgili şahıs tarafından, en temel trafik kurallarına aykırı olarak ısrarla üç defa aracımın önü kesilmiştir. Ve en son aracını tamamen önüme kırıp, trafik seyrimi engellemiştir.
Engellemenin ardından aracından inerek aracıma doğru yönelmiş ve el hareketiyle benim de araçtan inmemi istemiştir. Bu nedenle araçtan indim. Araçtan inişim sırasında, küfürle karşılaştım.
'Aileme ve inançlarıma küfrettirmem'
Ben küfür etmem. Söyleyecek sözüm varsa, inandığım doğruları söylerim. Hakikati haykırmak, küfür etmekten daha ağırdır. İddia edildiği gibi küfür etmedim. Daima tahammül etmeye çalışırım ama asla aileme ve inancıma küfür ettirmem. Küfür edilirse, tepkimi gösteririm.
'Ne ruhsatlı, ne de ruhsatsız silahım var'
Ayrıca, ben silah taşımam. Ne ruhsatlı ne de ruhsatsız silahım vardır. Bireysel silahlanmaya kesin olarak karşıyım. Mesai arkadaşlarımın da silah taşımasına, edinmesine izin vermem. Silahtan ve ucuz kahramanlıklardan nefret ederim. Silahın adını ağzıma bile almam, böyle bir ihtiyacı da hissetmem.
'Milletvekilliğimi kullanmam'
Bu bağlamda, milletvekilliğimi, vatandaşların üzerinde bir üstünlük vasfı olarak da kullanmam. Herkesin eşitliğine inandığım için, konum ya da statülerin ayrıcalık yaratmasına karşı oldum, daima karşı olacağım.
Karakoldaki tutumum
Polis, 'Efendim dokunulmazlığınız var. İsterseniz karakola gelmeyebilirsiniz' dediği halde, 'Hayır. Vatandaşlarımıza nasıl davranıyorsanız bana da öyle davranın' dedim ve karakola gittim. Ben, dokunulmazlığımın kaldırılması için 138 arkadaşımla birlikte Meclis Başkanlığı'na dilekçe vermiş bir milletvekiliyim.
Karakoldaki görüntülerde de görülebileceği gibi, polis arkadaşlar, 'Efendim, isterseniz doktor raporu almayabilir, ifade vermeyebilirsiniz' dediler, kabul etmedim. Doktor raporumu aldım. Rapor kapsamında, kesinlikle alkolsüz olduğumun da tespit edildiğini ek bilgi olarak sizinle paylaşıyorum.
Polisler, doktora giderken 'kendi arabanızla gelebilirsiniz' demelerine karşın kabul etmedim. Vatandaşlarımıza yapılan uyguluma doğrultusunda ben de polis aracı ile gittim.
Karakolda ifademi verdim ve şikâyetçi olmadım. Bana, polisler, ilgili arkadaşın da şikâyetçi olmayacağını söylediler.
Dahası polisler, 'Dışarıda basın var, isterseniz bekleyin' dedi, kabul etmedim. Karakolun önünde bekleyen basın mensubu arkadaşlarımın yanına gittim ve kısa bir açıklama yaptım.
'Sürecin yasal takipçisi olacağım'
Bu açıklamam ışığında, ertesi gün haberlere yansıyan bilgilerin ben karakoldan çıktıktan sonra, tamamen bilgim dışında oluşturulduğu ortadadır. İlgili şahsın yaptığı açıklamaların hiçbirisi doğru değildir. Sürecin yasal takipçisi olacağım.
Sizinle paylaştığım bu kısa açıklamayla, sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyor, gerek kentimiz, gerekse de ülkemiz ve dünyamız için daha güzel günler umudumu daima koruduğumu vurguluyor, sizlerin de korumaktan vazgeçmemenizi diliyorum.
Son bir söz olarak, olayın ayrıntılarını bilmeden beni yargılamayan, bana olan güvenlerini koruyan ve bunu bildiren herkese teşekkür ederim".
|