 Çarlık Rusya’sına karşı İngiliz desteğini almak amacıyla 1878 yılında İngitere’ ye kiraladığımız günden beri Kıbrıs konusu milli gündem maddemiz olmuştur.
Kıbrıs bize, Osmanlı Devleti'nin Lozan'la tasfiye edilip tarih sahnesinden silinmesine rağmen onun mirasçısı oldugumuzu hatırlatmıştır. Türk milletinin, siyasetçisinin, sivil-asker bürokratının ve sokaktaki vatandaşının, etrafındaki olayları daha objektif bir biçimde görmeye başlamasına imkân sağlamıştır.
Kıbrıs, Türkiye'ye, milli hudutlar dısındaki soydaşları ile de ilgilenmesi mecburiyetini hatırlatmıştır. Bugün Türkiye'nin Balkanlar'la, Irak'ın kuzeyi ile Irak'la, Kafkaslarla, Orta Asya ile Dogu Türkistan'la ilgilenmesi, bu mecburiyet ve duyarlılıgın gereğidir. Dolayısıyla bu tarihi mirastan ve onun yükümlülüklerinden kaçınmak, tutarlı bir devlet için mümkün değildir.
Kıbrıs meselesi, Türkiye'nin güvenligini ilgilendiren bir konudur. Türkiye'nin
güneyden kuşatılmayı engellemesi, deniz ile alaka ve menfaatlerini, münhasır ekonomik bölge anlayışını devam ettirmesi, enerji güvenligini sağlaması, hava sahası konusunda sorun yaşamaması ve Dogu Akdeniz'de etkili olması için, adanın mutlaka kendi kontrolünde olacak bir statüde olmasını sağlaması gerekmektedir.
1959 Zürih ve Londra antlaşmalarıyla Türkiye, Kıbrıs’ta garantörlük hakkı elde etmiş hem de Kıbrıs bağımsız bir yapıya kavuşmuştu. Ancak 1963 ten sonra Kıbrıs Rumları lideri Makarios’un bu antlaşmayı askıya alıp adanın tamamını Yunanistan’ a ilhak etmeye çalışması ve Kıbrıs’ta Türk’lere karşı başlatılan soykırım faaliyetlerinin dayanılmaz bir hal alması Türk Askerinin adaya çıkmasını zaruri kılmıştır. 20 Temmuz 1974 günü Türk tarihine şanlı bir sayfa daha eklenmiş ve Mehmetçik aşılamaz denilen hatları aşıp Rum siperlerini bir bir ele geçirerek Kıbrıs Türk’lerini Rum mezaliminden kurtarmıştır. Bu barış harekatı neticesinde Yunanistan, albaylar çuntasından kurtulup yeniden demokratik hayata geçmiştir.
AB sevdası uğruna son dokuz yıldır Kıbrıs’tan vazgeçilmeye başlanıldığını üzüntü ile müşahade ediyoruz. Kıbrıs’ın bağımsızlığının tanınması konusunda sessiz kalan AKP hükümeti bir takım gizli antlaşmalarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tasviye etmeye çalışmaktadır. Kıbrıs’ın dağlarına kanımızla kazıdığımız ” NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” ve ”ÖNCE VATAN ”ibarelerine kanımızın son damlasına kadar sadık kalacağımızı, gaflet ve delalet içinde olanlara karşı Milliyetçi Hareket Partisi olarak birlik ve beraberlik içinde olduğumuzu aziz milletimize bir kere daha hatırlatır Kıbrıs’lı kardeşimizin 20 Temmuz zaferini tebrik ederiz.
Orhan ÜNVER
MHP İl Başkanı |