 Sakarya'da öğrencisi ile otomobil içerisinde polis tarafından yakalandıktan sonra 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan tutuklanan öğretmenin yargılanmasına başlandı.
Sapanca Gölü kıyısında, 7 Haziran'da D-100 karayolunda devriye görevi yapan trafik polisleri tarafından 14 yaşındaki öğrencisi ile otomobilinde yakalanan, yapılan soruşturmada öğrencisi ile mesajlaştığı belirlendikten sonra 'cinsel istismar' suçundan tutuklanan Fen ve Teknoloji Dersi öğretmeni Şuayip A.'nın (37) yargılanmasına başlandı.
Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık, avukatı Müyesser Lamba, mağdur kız öğrenci, öğrencinin babası M.Y. katıldı. Öğretmen ve öğrencisini otomobil içinde yakalayan polis memurları Metin A. ve Orhan K. da duruşmada hazır bulundu.
Sanık öğretmen Şuayip A. savunmasında, sanık sıfatıyla mahkeme salonunda bulunduğu için üzgün olduğunu söyledi. Öğrencisi ile cinsel istismar teşkil eden bir eyleminin olmadığını savunan Şuayip A., istismar suçunu kabul etmediğini belirtti. Olay günü ilk kez mağdurla buluştuğunu iddia eden Şuayip A.; "Buluşmamın sebebi de geçen zaman zarfında diğer öğrencilerime göre daha açık sözlü olan mağdurun 'hocam hiç aracınızla gezdirmiyorsunuz' şeklindeki sözleri oldu. O hafta sınavlar yeni bitmişti. Ben kendisine neden gezdirmeyeyim diye cevaplar verdiğimden o gün kendisiyle bu hususta sözleşmiştik. O sabah kahvaltılık aldıktan sonra mağduru okula yakın bir yerden aldım. Birlikte Sapanca Gölü kıyısına gittik. Burada aracımın altı bir yere çarpınca durdum. Aracımın altına bakmak için indim ve bilahare aracın arka koltuğunda duran mağdurun yanına oturdum. Arka koltukta bulunan keman ve parfümlere bakıyorduk. Bu sırada arkadan bir polisin geldiğini farkettim. Bana, 'burada ne arıyorsunuz?' şeklinde soru sorarak kimlik göstermemi istedi. Mağdurun öğrencim olduğunu söyledim. Bu durum yanlış algılamalara sebebiyet veriyordu. Bu nedenle polislerle aramızda gergin konuşmalar geçti. Benim o an orada öğrencimle olmam yanlıştı. Polis memuru yanımıza geldiğinde öğrencimle sarmaş dolaş olma gibi bir durum ortada yoktu." dedi.
Öğrencisiyle sarmaş dolaş yakalandığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini ileri süren Şuayip A., mağduru rızasıyla araca aldığını savundu. Suç olarak değerlendirilebilecek hiç bir eylem yapmadığını öne süren Şuayip A. tahliyesini istedi.
"ÖĞRETMENİMLE ARAMDA CİNSEL YAKINLAŞMA OLMADI"
Mağdur öğrenci ise öğretmeni olan sanığın öğretim yılının başında okuluna geldiğini ve derslerine girdiğini söyledi. Sanığın, öğrencilerine yakın olan bir öğretmen olduğunu ifade eden mağdur öğrenci, şunları söyledi:
"Kendisiyle akşamları internetten mesajlaştık. Bu mesajlaşmalarda aşk, sevgi ve özele giren mesajlar olmamıştır. Hal hatır sormalar, öğretmenin öğrencisinin durumunu sorması ve aileyle bir sıkıntı olup olmadığı konusunda mesajlardı. Kendisiyle cep telefonuyla da mesajlaştık. Bunlarda da aşk ve sevgi mesajları yoktu. Bu mesajlaşmalar neticesinde kendisiyle bir kaç kez buluştuk. Aracıyla bir kaç kez konuşmak amacıyla göl kıyısına gittik. Bu buluşmalarda kendisiyle herhangi bir cinsel yakınlaşma olmamıştır."
Olay günü cep telefonu mesajıyla buluşmaya karar verdiklerini dile getiren mağdur öğrenci; "Aynı gün otomobili ile beni aldı. Sapanca Gölü civarında dolaştık. Öğretmenim aracın altı vurunca durdu. Öğretmenin anlattığı gibi arka koltukta oturuyorduk. Sarmaş dolaş değildik. Öğretmenimle aramızda cinsel yakınlaşma olmamıştır. Daha önceki ifadelerimde geçen yanaktan öpüşme bahsi doğrudur." diye konuştu.
ŞİKAYETTEN VAZGEÇTİ
Mağdur öğrencinin babası M.Y., bir öğretmenin öğrencisi ile bu şekildeki bir fiilden ötürü yargılanmasının kendisinde üzüntü yarattığını söyledi. Olayı kabullenmesinin mümkün olmadığını dile getiren M.Y. şöyle konuştu:
"Bu olaydan dolayı benim çocuğuma kötü sonuçlar doğurabilecek eylemler yapılmamıştır. Ben bu eylemlerin sonucunuda gözeterek failin eşi ve iki çocuğunun olduğunuda dikkate alarak şikayetimden vazgeçiyorum."
Öğretmenin tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, mağdurun eylemden dolayı 'beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı' ile beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olup olmadığının tespiti için mağdurun İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesine karar verdi.
Sanık ve mağdurun olay tarihinde ve 3 ay öncesine kadar kullandıkları cep telefonu kayıtlarının saptanması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na yazı yazılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. |