 Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, İsrail'le yaşanan gemi krizinin izleri silinmeden, bu sefer de İran’ın, Gazze'ye yardım malzemesi taşıyan gemileri gönderme düşüncesini değerlendirirken, “Bu olay, Mavi Marmara’ya, Mor Marmara’ya benzemez. Sonu çok kötü olur!”uyarısında bulundu.
3 günlük Sakarya programı çerçevesinde, 89.3 Radyo Net’de Hülya Sürücü ile Detay Programı’na konuk olan Pamukoğlu, İsrail’in Türkiye’nin şartlarını kabul etmeyeceğini de öne sürdü.
1 saat süren canlı yayında son siyasi gelişmeleri değerlendiren Osman Pamukoğlu, Hülya Sürücü’nün sorularını cevaplandırdı.
İşte Hülya Sürücü ile Detay Programı’nda öne çıkan sorular ve Efsane Komutanın cevapları:
Basın açıklamalarınızda İsrail’in Türk gemilerine gerçekleştirdiği saldırıyı değerlendirirken, “Bu saldırının arkasında Amerika Birleşik Devletleri var” dediniz ve saldırı geliyorum dedi, ama Türk Hükümeti yetkilileri bunu önceden göremedi” ifadesini kullandınız. İSRAİL’in gemi saldırısına ilişkin yorumunuz özetle nasıl?
İSRAİL’İN SALDIRACAĞI BELLİYDİ
İsrail’in devlet olarak ve hükümet yönetimi olarak ne yapacağı, ne zaman yapacağı veya neye, ne kadar müsaade edeceği meselesini çok iyi anlayabilmek için, onun 1948’den bu yana siyasi tavrını iyi belirlemek lazım.
İsrail onları ambargo sahasına sokmaz, kesinlikle vuracaktır, dedim. Dediğim de çıktı. Bunu bilmek muhteşem bir zeka gerektirmiyor. Onun orada yaşayabilmesi için kendince yürüttüğü dış politikalar var ve tavizsiz yürütüyor, yapacağı belliydi. Ama İsrail saçmaladı bana göre. Bunun 50 tane yöntemi vardı. Ölüm olmayabilirdi.
İHH, HÜKÜMETİN KULLANDIĞI SİYASİ ARAÇ
İşin bir de Türkiye tarafı var. Sivil toplum kuruluşu İHH, mevcut hükümet tarafından siyaseten kullanılan bir araç haline getirildi. Bunu İsrail biliyor. İsrail gemiler daha İstanbul limanından çıkmadan defalarca Türk dış işlerini uyardı. Bunu böyle yapıcam diye. Onlar gafilce gittiler. İsrail bir şey yapacak ama böyle yapacağını bilmezdik dediler. Devlet aklı denen bir şey var. Devlet tecrübesi diye bir şey var. Siz en kötüye göre hazırlıklı olacaktınız. Yani tedbirli olmak zorundaydınız.
NEDEN MISIR DEĞİL?
Gazze’ye sadece İsrail ambargo uygulamıyor ki, Mısır da uyguluyor. Hem denizden, hem de karadan uyguluyor. Neden İsrail ambargosunun olduğu deniz alanını kullanıyorsunuz? Mısır’ın deniz alanını niye kullanmıyorsunuz? Onu kullanın. Bakıldığında bir şeyi yapmış olmak için yaptıkları bir hareket bu. Akıllıca değil, Planlı değil, programlı değil, olabilecek şeylere de hazırlıklı değil..Sonuç ne? Çoğu insan hayatını kaybetti.
Türkiye İsrail’e 4 şart öne sürdü. Özür dileme, Tazminat ödeme, Uluslar arası Araştırma Komisyonu kurulması ve Gemilerin iadesi. Size göre İsrail bu dört şartı yerine getirir mi? Yerine getirmezse ne olur?
İSRAİL ŞARTLARI KABUL ETMEZ
İsrail bu şartları yerine getirmez. İbranilerin bir sözü vardır, “parmağının ucunu verme, omuza kadar gider”... Bunu devlet politikasında da uyguluyor. “İsrail terör devlettir, haydut devlettir” laflarıyla bir yere varamazsınız. İşte sonuç ortada…
“Türkiye’nin Kozları var mıdır? Yaptırım uygulayabilir mi?”
Türkiye yaptırım uygular. Uygular, ama ne derecede uygular? Devletten devlete ticari anlaşmalar var. Bir de görünmeyen bir şey var. Şahsi şirketler aracılığıyla…Türkiye’de bir çok şirket Türkiye’nin üzerinde görünmekle beraber arkasında İsrail sermayesi var. En kıymetli olan da askeri anlaşmalar var. Bunların da açık ve kapalı olanları var. Yani halkın bilmedikleri vardır. Kapalı olanları bilmem ama, açık olana bakarsanız büyük çapta uçakların daha iyi savaş yeteneğine kavuşmasına ilişkin bir çok anlaşmalar var. Bunların hepsini bozabileceklerini de sanmıyorum. Zaten konuşmalarda da alttan almaya başladılar. Tüy yatımı kedi sever misali…
İSRAİL’İN ARKASINDA ABD VAR
İsrail’i salt olarak ekonomik ve savaş gücü olarak görmemek lazım. Bunun arkasında ABD vardır. ABD’nin tavrı açık ve net, İsrail’den yana.
“Türkiye-İsrail ilişkileri bundan sonraki süreçte nasıl olur?”
Bu, olaylara ve koşullara bağlı. Böyle gidecektir. Birden bire telafi edilmez. Ama kısa sürede her şeyin üstüne çizgi atmak veya küllendirmekle de mümkün olmaz. İran’ın Gazze’ye yardım için gemileri yola çıkardığı bilgileri var. Bu, sıkıntılı bir durum. Bu Mavi Marmara’ya, Mor Marmara’ya benzemez. Sonu çok kötü olur.
“HEPAR iktidarda olsaydı, siz Başbakan olsaydınız İsrail’e tavrınız ne olurdu?”
Bir defa Mavi Marmara ve onun arkasındaki konvoyda yeralan gemiler asla bu duruma düşürülmezdi. O sivil toplum kuruluşunun hareketi siyasi bir harekettir, bunu organize eden de Türkiye’dir. O yüzden kaçamak laflara bulanık ifadelere gerek yok. İsrail bunu ambargo ilan etti, enlem ve boylamlara girmeden durduracaktır. Hareketin başarısız olması demektir bu da…Eğer siz devletseniz, Kıbrıs’ın altında donanmanıza karakol yaptırırsınız, savaş uçaklarını da havada uçurursunuz ve “Bak İsrail bu konvoyun arkasında ben varım” dersiniz, devlet budur.. Ama siz bunu yapmıyorsunuz. İsrail’in ne yapacağını kestiremiyorsunuz. Diyelim kestirdiniz, o zaman alacağınız güç organizasyonu vardır, donanmaya tur attırırsınız. “Bak ben buradayım” dersiniz.
Emekli bir paşa olarak sizce İsrail’in, uluslar arası sularda bir Türk gemisinde insanlarımızı öldürmesi savaş nedeni olabilir mi?
Olabilir tabi.Yalnız bu pat diye olmaz. Bu, savaşın çıkması için çok hafif bir neden olur..Bir de böyle oldu ne yaparsınız meselesi var..”Merkep çamura battı ne yapacaz” demektir bu. O zaman merkebi çamura batırmayacaksın. Çocuk şehit oldu onun üstünde kimse durmuyor. İsrail de terörist..O da “sen git kendi haline bak diyor.” Kürt gerillaları vuruyorsun senin de başka dertlerin var” diyor..”Sen kendin aynaya baksana sen de bunu yapıyorsun” diyor. Yani özetle bir savaş sebebi olması için, bunun yanında başka sebepler de olması gerek. Savaş öyle açtım demekle olmaz. Yığınayı var, stratejisi var, dünyanın bu işe NATO’sunu ve Avrupa Birliğini buna hazırlamanız lazım. Yoksa bu donkişotluk olur.
Yahudi lobisi Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışacak mıdır? Yahudi Lobisi’nin bu süreçte etkisi ne olur?Ayrıca Yahudi lobisi "Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması" talebinde bulundu. Bu talebi nasıl karşılıyorsunuz?
NATO TİCARİ ÖRGÜT HALİNE GELDİ
NATO askeri örgüt değil, ticari örgüt haline geldi. NATO’nun varolma sebebi ortadan kalktı. NATO kuzey Atlantik savunma işbirliği anlaşması var..Bakın NATO şimdi nereye gitti? Afganistan’da dolaşıyor. Dam üstünde saksağan…NATO kaldırılabilir. Kime ne sağlıyor ki? NATO’ya ihtiyacımız da yok. Paranız varsa, araç da, silah da, donanım da kapınızda bekler.
Avrupa Parlamentosu Gazze’ye ambargo kaldırılsın kararı almak için kolları sıvadı. Yeni gelişmeye göre de, İSRAİL GAZZE AMBARGOSUNU GEVŞETME KARARI ALDI. Bu olayı nasıl yorumluyorsunuz? Avrupa Birliği’nin duruşunu nasıl görüyorsunuz?
İsrail çanak çömlek kırıldıktan sonra kırılan parçaları yamamaya çalışıyor. Bir parça alttan alıyor. Olayları tırmandırmak istemiyor. Esas olan şey şudur, ilkelerinden taviz vereceğini sanmıyorum.
İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), önümüzdeki ayın ortalarında Gazze'ye altı gemiden oluşan yeni bir filo göndereceklerini açıkladı. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?
O da aranıyor..İHH ile İran bunu yaparsa, bölgede can sıkıcı şeyler yaşanabilir.
Bölge istikrarı ve bölge barışı için Türkiye’nin daha temkinli olması gerekir mi? Ne diyeceksiniz?
Türkiye’nin lojistik dahil, siyasi bağımlılığını dahil asgariye indirmeniz lazım. Yoksa iç ve dış siyasi kararlar alamazsınız. Başkalarına bağlıyken cesurca kararlar alıp uygulayamazsınız. Bizim doktirinimiz de o. Bağlılığı ortadan kaldıracağız. Bu şuna benzer, eliniz kolunuz bağlı fakat iri bir gövdeniz var..Boks müsabakasına çıkıyorsunuz. Peki ne olur sonuç? Ringden dayak yer inersiniz.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanının sergilediği tutum için ne diyeceksiniz? Bakanın tutumu Türkiye’yi ne kadar zor durumda bırakıyor sizce? Türkiye’de DAVUTOĞLU DIŞ POLİTİKASI var mıdır? Genel anlamda Türkiye’nin dış politikasını nasıl yorumluyorsunuz?
HALK EKMEK VE HUZUR İSTİYOR
Devlet şahıslarla değil, devlet hükümet ve meclisleriyle yönetilir. Bir şahıs alıp başını iş yapmaya kalkarsa bu, şaşkın ördek dalışına benzer. Ne taraftan dalacağı belli olmaz. Nitekim Türkiye’nin geldiği nokta belli. Tarım hayvancılık bitmiş. Limanları herkes kapışmış. Halkta gördüğüm şu halk yorgun, karamsar, huzursuz. Halkın iki derdi var. Ekmek ve huzur. Halkta para yok, esnaf siftah yapmıyor. İşçi ve memur emeklilerin durumu kötü.
Hamas’a yakın durmamız Filistin halkının bölünmüşlüğünü pekiştiriyor mu?
Orda temelde bir sakatlık var. Filistin kurtuluş örgütü ve Hamas var. İkisinin ideolojide ve siyasi tarzda ayrı ayrı durulması en çok İsrail ve Filistinle uğraşanların işine gelir. Kendi içlerinde birlik beraberlikleri yok. Hamas’a, Mısır da dahil tüm dünya terör örgütü diyor. Ona terör örgütü demeyen bir Türkiye var, bir de İran var. Siz böyle tüm dünyayı karşınıza alarak bir şey yapabileceğinizi sanıyorsanız yapın. Öyle bir gücünüz yok ki. Neyi neyle yapacaksınız? Dış siyasette politika üretmek için iki şey lazım. Bu, Sokullu Mehmet Paşa’dan bize gelen bir kültürdür. Devletin dış siyaseti demek dolu bir hazine ve savaşa hazır bir ordu demektir. Bu ikisi yoksa olmaz. Türkiye’ye bakın, ordu ortada kalmış kendini savunuyor.
ORDU KENDİNİ SAVUNAMAZ HALDE
Medya Orduya yükleniyor. Ordu kendini savunamıyor. Ergenekonlar, Balyozlar var. Dağlarda çarpışan subayların, astsubayların morali olmaz ki. Onlar bilmiyorlar mı ülkede ne dönüyor, ne dönmüyor? Bana göre ülke, benim kuşağımın gördüğü en kötü dönemini yaşıyor. Önümüzdeki seçim hayatidir. Bencillikleri bir kenara bırakalım. Türkiye’de siyaset kirlendiği için halk siyasete soğuk bakıyor. Çözüm genel seçimdir.
Eksen tartışmaları için ne diyorsunuz? Türkiye’nin ekseni kayıyor mu? Türkiye’nin bölgesel duruşundan kaynaklanan ve Türkiye_ABD ilişkilerini de etkileyen bu durum için ne diyorsunuz? Türkiye AB’den uzaklaşıp Ortadoğu’ya mı yaklaşıyor?
ABD HÜKÜMETTEN ELİNİ ÇEKTİ
Türkiye’nin coğrafyasında yaşayanlara bir şey olmaz da, Birine bir şey oldu. Kime oldu? Hükümete ve hükümetteki partiye oldu..Gerek Avrupa, gerekse ABD bu hükümetten elini çekti. Hizmetlerini gördüler, neleri yapıp, yapamadığını gördüler. Yeteri kadar da istifade ettiler. Türkiye’ye bir şey olduğu yok. Pusulada 64 tam da, sıfır da aynı yerdedir. Bir şeyin kaydığı, maydığı yok. Parti kurmadan ABD’ye gidersen, daha milletvekili olmadan Ameriya’ya gidersen onun kolu kanadı altında, ensen tokatta beklersen, seni getiren götürme zamanını da kendi tayin eder.
Son günlerde güneydoğudan ardı ardına şehit haberleri geldi. Sizce ne oldu da saldırılar bu kadar arttı? PKK taşeronlaştı ondan mı saldırıyor, yoksa ortada sistemli bir saldırı mı var?
KÜRDİSTAN HAYALİ
PKK’nın varlık sebebi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti topraklarında bir Kürdistan’ı kurmaktır. Sonra bunu genişletip biraz Suriye’den, Kuzey Irak’tan, biraz da İran’dan toprak alarak güya Büyük Kürdistan hayalini gerçekleştirmek istiyor. Hayaller iyidir, macerayı da gerektirir. 84’ten bugüne olmayan şey şudur. Hiçbir hükümet gerçek bir siyasi irade ortaya koyamadı. İçerde de konulamadı. Bir ülkede anarşi ve terör varsa, silahlı gruplar varsa, lojistiği varsa ve bir türlü yok edilemiyorsa bunun dünyada bir tek sebebi vardır, o da dışardan lojistik ve siyasi destek almasıdır. AKP hükümetinin açılımları yüzünden bunlar iyice şımardılar.
İSTİHBARAT ÖRGÜTLENMESİ ZAYIF
Güneydoğuda halkı isyana teşvik eder yöndeki çalışmalar “kırdıkları yumurta kırkı geçti”diye tabir var ya, ona benzer.
Bu devlet hiçbir zaman PKK’nın nerde, ne zaman, ne yapacağına dair gerçek bir istihbarata sahip olamadı. İstihbarat örgütlenmesi zayıftı. Dağdaki eşkıya ile mücadele edecek tarzda örgütlenme yapamadı. Klasik ordu örgütlenmesinin önüne geçemedi.
Bugüne gelince bunları psikolojik olarak besleyen ve moral olarak destekleyen, kürt veya demokratik açılım dedikleri, adını bile bulamadıkları çalışmaların sonunda bu hale gelindi. Bölgedeki Belediye başkanları, yönetim kadroları PKK lı. Dağdaki eşkıya vardır. Şehirde milisleri vardır. Bunlara yardım ve yataklık yapanlar. Bir de siyasi uzantısı vardır. Siyasi uzantısı işte en son kurdukları parti. Bu parti doğrudan doğruya PKK nın uzantısıdır. Partileri var, kentlerde milisleri var. Ölüm darbesini ise dağdakiler yapar. Yani özetle dağdaki, şehirdekiyle ve partisiyle uyum içinde çalışıyorlar.
ABD İSTERSE, KAMPLARI PKK’DAN TEMİZLER
Kuzey Irak’ta ABD etkisi var. ABD istese bütün kampları PKK’dan temizler. Ama temizletmiyor. PKK iyi bir oyuncak ve herkes onu kullanıyor. Bilinmesi gereken bir şey var. Müdacele edecek etkinlikte elinde yapı var. Bu yapıyı bu devlet çökertemedi. Peşmergelere ayda bin lira verin PKK’nın ne yapacağını değil, hangi PKK grubunun, kadın veya erkek ayakkabılarının numaralarını bile verirler. Bu siyaseten de, bürokratik olarak da devlet yönetiminin çökmüşlüğünün bir göstergesidir. Parti programımızda belli, 365 günde dağları pkk’dan temizlemeyeceğiz, kazıyacağız, nasıl yapacağımızı görecekler. Hem de bunu 15-20 bin birlikle yapacağız.
İdamın geri gelmesini savunuyorsunuz. İdam neden geri gelmelidir?
Çünkü terör olayları tüm dünyada artacak. İdamı terör örgütü kuran ve ona liderlik yapanlar için getireceğiz. Halk veya ulus bir devleti niye kurmuştur? Güvenlik ve adalet için. Siz gidin halk otobüslerini yakın, çoluk çocuğu yakın, Güngören’de bombalar koyun, Ankara’da gençleri bombalar koyarak öldürün, 20 yaşındakileri öldürün. Bu halk düşmanlığıdır. Siz bu halkı öldürme yetkisini nereden alıyorsunuz? Siz bunu yapacaksınız, halk da size müsamaha göstersin? Nasıl olacak bu?
İmralı’da yatan terörist başı Abdullah Öcalan’ın 31 Mayıs’tan sonra çekiliyorum demesini nasıl yorumluyorsunuz ve terör sizce bu süreçte nasıl şekillenir?
DEVLET ACİZ
Saçma sapan bir olay. Türkiye orijinal bir ülke. Dünyada eşkıyaya ada tahsis etmiş başka devlet var mı? Neymiş, canı sıkılıyormuş..Avukatlar falan götürüyorlar. Bu, bir devletin acizliğini gösterir. Bir defa akıl almaz bir şey var. Bu ve benzeri hükümetler olduğu sürece bu işlerin üstesinden kimse gelemez. Bunlar da gelemez, mevcut diğer partiler de gelemez. 40 yıllık kani bunlar. Başındakiler de belli. Özetle biz dağdaki eşkıyanın da, şehirdeki uzantılarının da kökünü kazıyacağız.
Terörün sivilleri hedef almasını nasıl yorumluyorsunuz?
KORKUTMAK, SİNDİRMEK İSTİYORLAR
Terörün sivilleri hedef alması ise, varlık ve güç gösterisidir. Ben her şeyi yaparım demek ve halkı baskı altına almak. Korkutmak, yıldırmak. Normal bu, çünkü dünyada böyle yapılmış. Türkiye’de ise bu işin 25 yıldır cılkı çıktı. Beceriksizlikten başka bir şey değil. Bu hareket kürt şoven hareketidir. Bunu anlayamıyorlar. Bunlar asla kürt vatandaşların temsilcisi değildir. Dağdaki silahlı gücü ve baskısı yüzünden kimse sesini çıkaramıyor. Zorunlu olarak da bazı hareketlere katılıyorlar. Her şey dağdan başlıyor. Dağı temizleyin. Bakın her şey süt liman olacak. Ekonomiden bahsedenler Çankırı’yı görmüşler mi? Kastamonu’yu görmüşler mi? Yozgat’tan haberleri var mı? Sanki oralarda ekonomik sorunlar yok mu? Kendilerini kandırıyorlar. Bu tip mücadelenin tarihsel sürecini de bilmiyorlar. Bir siyasi mücadele silaha dökülürse ne olur? Afrika’da ne oldu? Asya’da ne oldu? Orta Amerika’da ne oldu? Kafkaslarda ne oldu? Çin’de ne oldu hiçbirinden haberleri yok. Toplumsal mutabakatmış..Ne yapacaksınız? Bu dağlar nasıl temizlenecek? Kan akışını durdursanıza. Var mı projeleriniz? Siyasi öngörün var mı? Taktiklerden haberiniz var mı? Neyle yapacaksınız? HEPAR’ın boynunun borcudur, bunu biz yerine getireceğiz.
“Ortada bazı bilgiler var. Örneğin Suudi Arabistan kendi hava sahasını kullanması için İsrail savaş uçaklarına müsaade ediyor. Bu, hayır alamet değil. Her an Her şey olabilir. Ne olacağını ise kimse kestiremez.”dediniz. Neler olabilir mesela bu konuyu biraz açar mısınız?
REJİM DEVRİLİR
İran üzerinde bir dayatma var. Batı ABD ve İsrail olmak üzere ortada bir oyalama taktiği olduğu kanısında. Eğer böyle giderse İran gittikçe sıkışır. Beklenmedik hareket yapabilir. Bölgede kıyamet kopar. Ama İran’a kara harekatı olmaz. Bütün gücüyle hem ABD, hem de İsrail orayı havadan vurur. En modern silahlarla ülkeyi altını üstüne getirebilir. Bunun sonunda da ne mi olur? Rejim devrilir.
Hükümet yorumlarında mavi marmara gemisine saldırıyla İskenderun daki pkk saldırısı arasında bağlantı olduğu söyleniyor, siz yıllarca terörle mücadelede aktif görev aldınız, bu yorumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
ACEMİ YORUMU
Bu yorum acemi yorumudur. Neden? Çünkü İsrail saldırısından önce de zaten 25 çocuk şehit olmuştu. Bunlar pat diye olan şeyler değil. O Amanos’taki bir grubun yaptığı bir şey. Suriye’den geldikleri belli. İskenderun için de askeri bölgeleri tespit etmişler. Harekete geçtiler ve baskın düzenlediler. İçişlerinin niye bir şeyden haberi yok? Hani herkesi dinliyordunuz? Hani istihbarat alıyordunuz? Bunları orda vuracaktınız. İşi bitirin. Canlı yakalayın, bülbül gibi konuşturun. Bunu niye böyle sulandırarak bağlıyorlar? Bunun kolayı var. Bizim hepsini dinleme kabiliyetimiz var.
PKK’NIN TELSİZ ŞİFRESİNİ ÇÖZÜN
PKK’nın tüm telsiz konuşmalarını dinleme yeteneğimiz var. Şifrelerini çözdüğümüz zaman Mavi Marmara ile bir askeri üssün bağlantısı yok mu bunu görürsünüz.
Herkes işgüzarlık yapıyor. Bilmediği konularda daha çok konuşuyor. Israrlı ve karşındakini ikna etmeye uğraşıyor. Kendi siyasi amacına göre de kullanıyor. Efendim İsrail PKK’yı da kullanamaz mı diyorlar. Kullanır, herkes kullanır. İyi bir kukla var bölgede. Silahlı da. Yetersiz hükümet ve içişlerinden bir etki de yaratıyor. Herkes istifade eder.
İskenderun’da pkk saldırısında 7 asker şehit oldu, 6 asker de yaralandı. Olaydan üç gün sonra da, bir episkopos yine İskenderun da öldürüldü. Sizce bu iki olay tesadüf müdür, yoksa bir bağlantısı var mıdır?
Hayır, sadece şoförün biri ve ruh hastası. Alakası yok.
İskenderun’da Türk hava sahasını korumak için kurulan füze sistemi Suriye ve Ortadoğuyu da olası bir İsrail ya da ABD saldırısına karşı koruyor. Sizce bu, Ortadoğu’da Türkiye’nin durumunu nasıl etkiler?
Nato’ya dahilseniz ve o bölgede böyle bir şey varsa, üssün hedefleri konusunda aynı kanaatte değilim. Bi defa füzeler kimin onu konuşalım.? Size füzeleri verenler ne maksatta kullanacağınızı da söyler.
Ortadoğu’da da değişiklik ve kızışmalar yaşanıyor. İran’la Türkiye ve Brezilya’nın anlaşması Amerika’nın tepkisine yol açtı, bu durum nasıl gelişir sizce?
TIRNAĞI OLAN BAŞINI KAŞIR
Bu, yalnızlık demek. Biz de bağımsızlık diyoruz. Ama bu böyle Zaloğlu Rüstem gibi sokağa çıkarak yapılmaz. Bunun raconları vardır. En çok sevdiğiniz ABD’ye ne oldu? Dış siyaset tamamen milli çıkardır. Ama merdivenleri tek tek çıkacaksınız. Uçurumdan atlar gibi olmaz. Bir şey olacağı da yok. Avrupayı, ABD yi karşınıza alarak bir şey yapamazsınız. Gazze ile ilgili neden sesleri çıkmıyor? Sırtlarını bir yerlere dayamışlar. Gazze ile ilgilendikleri yok. Arapları savunan kişiler olduk. Bu hükümetin tırnağı varsa önce kendi başını kaşıyacak.
Barzani’nin Türkiye ziyaretini nasıl yorumluyorsunuz?
KÜRT DEVLETİ İÇİN RÜTUŞ YAPIYORLAR
Akıl almaz bir şey. Kuzey Irak’ta Federe Kürt Devletini kurmak için bütün rütuşları yapıyorlar. Güney Kürdistan diyorlar. Kuzey neresi? Bizim topraklar. Kuzeyde de, Kuzey Irak sınırında serbest ticaret bölgesi oluşturmaya çalışıyorlar. Bunlar hep Amerika ve batının planları. Güney Kürdistan’a sınır çizdiklerinde coğrafi bir hat olacak. Bunu Araplara karşı koruyamayacaklarını biliyorlar. Arapların petrolleri bırakmayacakları kesin. Oraya da BM ordusunu, askerlerini göndermek istiyorlar. Hatta bunların içinde 6 ila 10 bin kişilik Türk askerleri de olacak. Biz bunları güneyden gelen Araplara savunacağız. Orda da başka bir kıyamet kopacak. Irak’ın kuzeyinde bu oluşan kürt federe devletini de ABD’nin şu anda hangi araç ve silahları, hangi lojistiği vereceğini bile planlamış, sayılarıyla belli.
DİCLE’NİN DOĞUSUNU KOPARTIRLAR
Barzani Fransa’ya gitti. Devlet başkanı gibi karşılandı. Bu ülke bu kafayla giderse bunun sonu şudur, herkes bilsin Dicle’nin doğusunu bizden kopartırlar. Bizim kimseye verecek toprağımız yok. Herkes TC kanunlarıyla bu topraklarda yaşayacak.
Ülkemizde hükümet karşıtlarına genel olarak örgüt suçlamasıyla tutuklamalar var, bunlar gerçekten hükümete karşı çaba içerisinde ve görevlerini kişisel amaç için mi kullanıyorlar yoksa, hükümet kendine muhalefet olanları sindirip, yok mu ediyor?
Bu sadece içerdeki hükümetin değil, dışarının istek ve desteğiyle olur. Bilinen isimlerin hepsi siyasidir. Bunun çözümü genel seçimdedir. Genel seçim yapıldığında kimse bu hükümeti görmeyecek. Gerçekler ortaya çıkacak. Sonucu herkes görecek.
SÜRÜCÜ’DEN TABLO
Öte yandan Radyo Programının sonunda program yapımcısı ve sunucusu Hülya Sürücü tarafından, Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı, Efsane Komutan Osman Pamukoğlu’na Osmanlı armasını içeren bir tablo hediye edildi.
Özel Röportaj: Hülya Sürücü |