 -“RAM’lar rapor vermiyor, engelli çocuklar hayati tehlike taşıyor!”
-“Hastanelerde diplomasız fizyoterapistler görev yapıyor!”
Adapazarı’ndaki özel bir hastanede görev yapan Fizyoterapistler Ayşe ve Ahmet Baş, Rehberlik Araştırma Merkezlerinin rapor vermemesi yüzünden Sakarya’daki engelli çocukların tedavilerinin aksatıldığını ve hayati tehlike taşır duruma getirildiğini öne sürdü.
Hülya Sürücü ile Detay Programı’na konuk olan Fizyoterapistler Ayşe ve Ahmet Baş, ayrıca, ülke genelindeki bir çok hastanede diplomasız fizyoterapistlerin görev yaptığını iddia ederek, hastalara “Gittiğiniz fizyoterapistlerin diplomalarını sorgulayın” uyarısında bulundular.
İşte 89.3 Radyo Net’de Detay Programı’na konuk olan Fizyoterapistlerin “skandal” düzeyindeki çarpıcı açıklamaları:
RAPOR BİLMECESİ
Sakarya’daki engelli çocukların alması gereken bir takım sağlık ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçlarını özel eğitim merkezlerinde almaktalar. Fakat özel eğitim merkezlerinde alabilmeleri için Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği Rehberlik Araştırma Merkezleri’ne gitmek zorundalar. Bize gelen hastalar RAM’ların (Rehberlik Araştırma Merkezleri) rapor vermemesinden şikayetçi. Rapor verilmeyince engelli çocuklar fizik tedavi eğitimlerinden yoksun kalıyorlar.
BELEDİYE’YE ÇAĞRI
Rapor konusunda yaşanan sıkıntının engelli çocukların aileleri tarafından Büyükşehir Belediyesine iletildiğini, ancak sonuç gelmediğini anlatan Ayşe ve Ahmet Baş, şunları söylediler:
“Aileler hem belediye, hem de dernekleri aracılığıyla haklarını aramaya çalışıyorlar. Ancak sonuç alamıyorlar. Sonuçta kişiler mağdur oluyor. Neticede Sakarya’da yaşayan ve rehabilitasyon görmesi gereken engelli çocuklarımız rehabilitasyon ihtiyaçlarını alamıyorlar. Bunu alabilmek için özel hastanelere geliyorlar. Özel hastanede 30 seans hakları var. Oysa engelli çocukların ara vermeden tedavi edilmeleri gerekiyor. Sakarya’da hiç oturamayan veya düzgün oturamayan nice çocuklar var. Onların mağduriyeti ortada. Önlem alınmazsa sonuç acı olur. Fizik tedavi ihtiyaçlarının karşılanması için rapor sorununu çözmek lazım.
YETKİLERİ YOK
Rehberlik Araştırma Merkezleri’nin hastaların fizik tedaviye ihtiyacı olup olmadığını belirleme yetkileri yok. Ama bir şekilde Milli Eğitim Bakanlığı bu yetkiyi onlara verdi. Sağlık Bakanlığından onay alınarak yapılması gereken fizik tedavi uygulamaları da RAM’larda yapılıyor. Sakarya’daki Rehberlik Araştırma Merkezleri raporları yenilemiyor. Bu ciddi bir problem..İnsanlar akın akın özel hastanelere geliyorlar. Oysa 30 seanstan sonra bunu devlet karşılamıyor. Alınması gereken raporlar giderek birikiyor. Hastanelerde yığılmalar oluyor. Onlara ayıracak zaman olmuyor. Çocukların tedavisi yine böylece aksamış oluyor. Tedaviyi aksattınız mı tekrar başa dönüyorsunuz. Evlerinde tedavi alamayan hasta sayısı giderek artıyor.
“HASTANELERDE ALAYLILAR VAR” İDDİASI
Türkiye’de maalesef bazı hastanelerde alaylı çalışanlar var. Trajı komik bir durum yaşanıyor. Hastalar hastaneye gidiyor, fizyoterapistten fizik tedavi aldıklarını zannediyor. Oysa fizyoterapist sandıkları kişilerin çoğu meslektaşlarımız tarafından yetiştirilmiş, ancak ilkokul mezunu olan kişiler çıkıyor. Sonra da hastalar “fizik tedaviye gittim, sonuç alamadım” diye şikayet ediyor.
DİPLOMALARINI SORGULAYIN
Hastaları uyarıyoruz, gittiğiniz fizik tedavi merkezinde mutlaka fizyoterapistin diplomasını görmeye özen gösterin. Özen gösterin ki bu hizmeti bilinçsiz kişilerin elinden almayın. Özetle size kendisini fizyoterapist diye tanıtan kişilerin diplomalarını mutlaka sorgulayın. Maalesef sağlık sektöründe kiralık diploma kullanımı artıyor.
İLKOKUL MEZUNLARINA İŞİ YAPTIRIYORLAR
Fizyoterapistlerin sayısı çok az. Devlet kadro açıyor ama, bu kadrolara atayacak fizyoterapist bulamıyor. Öyle olunca da alaylı olanlara, ilkokul mezunlarına yapılacak iş öğretiliyor ve fizyoterapistlerin yapması gereken iş onlara yaptırılıyor. Yani hem sayı yeterli gelmeyince, hem de ödenen paralar yüksek gelince sıkıntılar da baş gösteriyor. İşte o zaman da kiralık diploma olayı gündeme geliyor. Avrupa’da ve dünyada geçerlilik arzeden bir durum var ki, fizyoterapistler tedaviyi planlayan ve uygulayan kişidir, fiziatristler ise yine tedaviyi planlayan ve ilaç yazan tanıyı koyan kişidir. Fiziatristler ile aramızdaki çekişme buradan kaynaklanıyor. Çünkü onlar tedaviyi planlayan kişilerin kendilerinin olmasını istiyorlar. Oysa biz ciddi eğitimler aldık. Tedavi planlama yetkisini biz istiyoruz. Başka doktorlarla da çalışabilme yetkisini de istiyoruz. Kimsenin yetkisinde gözümüz yok. Ama öyle bir sorun var ki herkes sessizleşiyor. Özetle biz tüm dünyada ve Avrupa’da uygulanan yöntemin ülkemizde de uygulanmasını istiyoruz.
MESLEK YASASI ÇIKSIN
Türkiye’de görev yapan fizyoterapistlerin en büyük sıkıntısı bir yasalarının olmayışı. Zaten sıkıntılar da yasanın eksikliğinden kaynaklanıyor. Tabiri caizse bizler kanunsuz çalışıyoruz. Ülke genelinde yasanın çıkması yönünde bir çok eylemler yapılıyor. Meslek yasası bir an önce çıkmalıdır. Aksi halde sorunlar artarak büyüyecektir.
FİZYOTERAPİSTLER GİZLİ KAHRAMAN
Türkiye’de 6 bin fizyoterapist olduğunu, bu sayının 10 bini bulmasının beklendiğini anlatan Ayşe ve Ahmet Baş, “Fizyoterapistler gizli kahramanlardır. Çok fazla isimleri bilinmez. Türkiye’de yeri geldiğinde bazı doktorlarımız hastayı ne zaman fizyoterapiste göndermesi gerektiğini bilemez. Fizyoterapistler hastaya en yakın olan ve onları en iyi anlayabilen kişilerdir.” dediler.
Türkiye Fizyoterapistler Derneğinin Büyükşehirlerde temsilcilikleri olduğunu, Sakarya’da ise 35 fizyoterapist adına örgütlenme işini Çağrı Muti’nin fahri olarak yaptığını anlatan Ayşe ve Ahmet Baş, “8 Eylül Fizyoterapi Günü’dür. Ama bu günü çoğu kimse bilmez. İnşallah ilerde bir tıp bayramı kadar önem arzeder. Bunu umut ediyoruz” şeklinde konuştular.
KIRIKÇIDAN, ÇIKIKÇIDAN UZAK DURUN
Hülya Sürücü ile Detay Programı’nda bilinçsiz fizyoterapilerin insan hayatını tehdit ettiğini vurgulayan fizyoterapistler Ahmet Baş ve Ayşe Baş, hastalara “Kırıkçılardan, çıkıkçılardan uzak durun” çağrısı yaptılar. Ahmet ve Ayşe Baş ayrıca, “Zaman ve para kaybı yaşamamak için, işin uzmanlarına gidin” dediler.
1 saat süren canlı yayında, doğru oturuş ve duruş pozisyonlarını da tarif eden fizyoterapistler, fiziki rahatsızlıkları ve tedavi yöntemlerini de anlattılar.
Haber Hülya Sürücü
|