 DSP genel başkanı Prof. Masum Türker, Deniz Baykal’ın CHP genel başkanlığı görevinden istifa etmesi olayını değerlendirirken, “Bu olay CHP’nin parti içi meselesidir. CHP’nin iç işlerine kimse karışmasın” dedi.
Türker Baykal’ın istifasını şu şekilde değerlendirdi:
“Sayın Baykal’ın hükümetten beklentileri iyi gerekçelerdir. Hükümet isterse kaset olayının internete nasıl düştüğünü araştırır ve ortaya koyar. Bu kaset sanal ortama nasıl konmuş, kimler tarafından konmuş, istenirse bulunabilir. Yoldan geçenlerin dahi korunma görevi iktidara aittir.
BAYKAL’IN SÖZÜ FİTİLİ ATEŞLEMİŞ OLABİLİR
İktidara mensup yöneticiler, iktidardayken daha temkinli konuşmalıdır. Sayın Başbakanın malvarlığıyla ilgili söylediği laf, yani “dosyalar var, açarız” sözü bu olayın fitilini ateşlemiş olabilir. Sayın Baykal’ın üstüne gitmemek ve CHP’liler dışında kimsenin yorum yapmaması gerekir. Çünkü bu olayda en çok mağdur olanlar CHPlilerdir. Sayın Baykal’ın metanetini koruduğunu da göz ardı etmemek lazım. Bu konunun aslında çok da öne çıkarılmaması gerekir. Hayatın gerçeği ile ilgisi olmayan olaylar gündeme taşınmaya çalışılıyor. Üretimi konuşmak lazım, ekonomiyi konuşmak lazım.
BAŞKALARININ BAŞARISIZLIĞI ÜSTÜNE BAŞARI KURULMAZ
Başarılarımızı, başka partilerin başarısızlığı üzerine kurmak istemiyoruz. Maalesef “Korku Cumhuriyeti” haline geldik..Herkes acaba “ben de izleniyor muyum?” bunun endişesini taşıyor. Belgeler havada uçuşuyor. Ergenekon’dan sonra Balyoz Davası açıldı. Şimdi de adına Erzincan davası diyorlar. Bu ne iştir ki, aylardır alınan kişiler var, ama halen dosyanın adında bile bir belirsizlik var. Aslında sayın Baykal ile ilgili yaşanan bu sıkıntı demokrasideki işleyişteki eksikliğin göstergesidir.
Biz başka siyasi partilerin sorunlarına, başarısızlıklarına asla sevinmeyiz, bilakis sorun bir an önce çözülmelidir diye düşünüyoruz ve bunu arzu ediyoruz.
KASETİ BIRAKIN, MAAŞLARI SORUN
Türkiye’nin daha önemli sorunları var. Örneğin “Emekliler geçiniyor mu, geçinmiyor mu?” önce onu soralım…Bırakın kaset olayını, maaşlara bakın. Gündemi değiştirmeye uğraşıyorlar.
Esnaflar arasında bir anket yaptık. Paket işe yaramaz, dediler. Küçük esnaf, “İstediğim kadar bana kredi versinler, ben alışveriş merkezleriyle mücadele edemiyorum” diyor. Bu ülkede esnaflar iflasa gidiyor. “Benden mal alan kişilerin alım gücü arttırılsın diyorlar.” Türkiye bugün pamuk ithalatında 3 ncü sırada. Maalesef şimdilerde AKP’nin uzun süre iktidarda kalmasını sağlayacak bir sistem oturtuldu. İnsanların gözünü söylemlerle kapatamazsınız.
Makyajı silersek, Türkiye’yi bizden aldıklarının çok gerisine götürdükleri apaçık görülür. Doğan çocuklar anne babalarının borcundan dolayı önce eve borçlu doğuyor.
ANAYASA PAKETİ İÇİN YARGIYA GİDİYORUZ
DSP lideri Masum Türker, “Anayasa Paketini yargıya götürecek misiniz?” şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı:
“Bu pakette güzel maddeler de var, ama bir madde var ki, ülkenin geleceğini iktidarın gücüne boğacak bir madde…O da yargı erkinin oylanması anlamına geliyor. Biz buna karşıyız. Paketi referanduma bu haliyle götürürsek, ciddi anlamda demokratik yaşam zedelenmiş olacak. Önce bu anayasanın oluşum şeklinin iptalini istemek lazım. İmzalarımız hazır. CHP ile birlikte yargıya gidiyoruz. Milletvekillerimiz durumu kendi içinde de tartıştı.
İç tüzük gereği vekillerin önerileri bile kaale alınmadı. Hukukun güvenliği ülkede yok edilmiş. Bu yaşananlar yüzünden CHP lilerin ne kadar sağlıklı karar vereceği bile belli değil.
DAMDAN DÜŞENİN HALİNDEN, DAMDAN DÜŞEN ANLAR
Şimdi her söylenen sözden acı çeken bir Baykal var, ailesi var, kişileri üzmemek lazım. Damdan düşenin halinden, ancak damdan düşen anlar. Biz 2002’de sayın Bülent Ecevit’in hasta olduğu dönemde benzer sorunları yaşamıştık. Partinin nasıl parlamentoda ikiye bölündüğünü gördük.
Böyle bir olay bir komplodur. Aynı komployu biz de yaşamıştık. Türkiye’de sol partilere ihtiyaç var. Bu asla unutulmamalıdır. Bugün ülkede neyazık ki, uyuşturucu önemsenmiyor. Oysa ülkede 3 önemli sorun var, o da işsizlik, yolsuzluk ve uyuşturucu, bunu kimse göz ardı etmesin.”
Haber Hülya Sürücü
|