 Türk Ulaşım Sen Sakarya Şube Başkanı Cihat Koray, TÜVASAŞ’ın tasfiye edilmek istendiğini ve demiryolu kanunu çıkarsa, TÜVASAŞ’ın mağdur olacağını öne sürdü.
Hülya Sürücü ile Detay Programına konuk olan ve çarpıcı iddialarda bulunan Koray, demiryolu kanunu ile birlikte Tüvasaş’ın TCDD nin bağlı ortaklığından çıkacağını, Eurotem’in tek ortak kalacağını öne sürerek, “Söylenenler TÜVASAŞ’ın aşama aşama bitirilişinin ilanıdır. Amaçları TÜVASAŞ’ı tasfiye etmektir” şeklinde konuştu.
“Tüvasaş’ın ileride yaşayacağı olayların sorumlusu, temel atma törenine katılıp, alkış tutan sendikacılar olacak” diyen Koray, 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı dolayısıyla Radyo Net’te konuk olduğu Detay Programında, Eurotem’e neden karşı olduklarını da tek tek anlattı.
Sendikacı Cihat Koray’ın yayında ve yayın sonrasında söylediği İŞTE O SÖZLER:
KÖRÜ KÖRÜNE KARŞI GELMİYORUM
Yayın sonrasında program yapımcısı ve sunucusu Hülya Sürücüye özel demeç veren Cihat Koray,“EUROTEM ile alıp veremediğiniz nedir? Kişisel bir takıntınız var mı? Örneğin işe alınmasını istediğiniz veya önerdiğiniz bir yakınınız oldu mu ?” şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:
“Hayır olmadı. Beni biraz tanıyan böyle bir şeyin söz konusu bile olmayacağını çok iyi bilir.
Bu karşı duruş bizim dönemimiz ile başlayan bi süreç değildir. Bizden evvel Şube yönetimi EORUTEM in TÜVASAŞ ın işletme sahasına kurulmasına karşı gelmişti. Özellikle O tarihlerde Şube Başkanlığını yürüten arkadaşımız bu konuda yoğun uğraşlar vermişti. Bu şirkete Truva Atı yakıştırması ona aittir. Görsel ve yazılı basın aracılığı ile kamuoyunu uyarmış bu konuda onların dikkatini çekmeye çalışmıştır. Türk Ulaşım Sendikası olarak EUROTEM’ e körü, körüne karşı gelme gibi bir düşünce içinde olmadığımız gibi ülkemize yeni teknoloji getirerek üretim yapan tüm kuruluşlara olduğu gibi EUROTEM’e de yaklaşımımızın pozitif olduğunu tüm Sakarya kamuoyunun bilmesini istiyoruz.
ONCA YER VARKEN, NEDEN TÜVASAŞ?
Eurotem’ in TÜVASAŞ’ ın işletme sahasında kurulmasına karşı gelmemizin nedeni, Sakarya da Demiryolu güzergahında onca müsait yer varken, TÜVASAŞ ın içine kurulması, ayrıca raylı taşıtlar üretmek için kurulan EUROTEM’ in ortakları arasında kablo ve filtre üreten ASAŞ, HACCO gibi, raylı taşımacılık sektöründe en küçük bilgisi, tecrübesi olmayan firmalar yer alırken bu sektörde 57 yıllık bilgi birikimine ve tecrübeye sahip TÜVASAŞ’ ın bu şirketler birliği içerisinde yer almamasıdır. Yabancı sermayenin karakteri kendine rakip gördüğü ulusal kuruluşlarımızı yok ederek ülkemize gelmesidir. EUROTEM büyürken TÜVASAŞ’ ın küçülerek belli bir süreç zarfında tasfiye edilecek olması düşüncesi bile bizim asla kabul edebileceğimiz bir durum değildir. TÜRK ULAŞIM SENDİKASI olarak önceliğimiz TÜVASAŞ’ ın mevcut statüde varlığını sürdürmesidir.
HIZLI TREN YALANI
Sayın Bakan ve TCDD Genel Müdürü temel atma töreninde yaptıkları bu konuşmalarda Sakarya’nın hızlı tren üssü haline getirileceğini söylüyorlardı. Ancak bunları söyleyenler Ankara-Eskişehir-Haydarpaşa arası çalışacak 10 hızlı tren setinin İspanyadan 150 milyon Avro karşılığı alınmasının altına imza atıyorlardı. Sakarya’da hızlı tren üreteceğiz söylevleri sadece TÜVASAŞ’ ın tasfiyesinde çalışanların göstereceği tepkilere ve Sakarya kamuoyunun bizlere vereceği desteği engellemek amacıyla dile getirilmiş sözlerden ibaret olduğu daha o günlerde belli olmuştu. Ayrıca Uluslar arası ihalelerde olduğu gibi Raylı taşımacılık sektöründe projelerin gerçekleşmesi şekil olarak farklıdır. Örneğin Adapazarı – Haydarpaşa arası Hızlı Tren işletmesi yapılmasına karar verildiğini var sayalım. Öncelik bu projeyi gerçekleştirecek firmanın değil, bu proje kredi verecek ülke aranır. Krediyi veren ülke de ihaleyi alacak firmayı belirler. Hızlı tren projesine krediyi İspanya vermişti. Yani Hızlı tren setlerinin İspanyol firmasından alınması rastlantı değil.
EUROTEM BÜYÜRKEN, TÜVASAŞ KÜÇÜLECEK
EUROTEM Genel Müdürünün basına verdiği demeçte mevcut fabrikanın yanına ek olarak 11.000 m² büyüklüğünde yeni bir fabrika kuracaklarını ve bu fabrikada hızlı tren üretimi yapacaklarını ifade etmesi gerçeklerden çok uzak olup, TÜVASAŞ ‘ın aşama, aşama bitirilişinin ilanıdır! EUROTEM 10.000 kilometrelik demiryolu güzergahı boyunca başka yer bulamadı, geldi TÜVASAŞ’ içine yerleşti öyle mi? Bakınız bu demeç ve davranışlar da gösteriyor ki asıl amaç TÜVASAŞ’ ı tasfiye etmektir! Dolayısıyla geçmişte yaptığımız uyarılar, duyduğumuz kaygılar da ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koyuyor. Eğer yapacaklarını söyledikleri yeni fabrika binasını mevcut binanın yanına yapmayı düşünüyorlarsa önemli bir hususu çözmek zorunda kalacaklardır. Çünkü, mevcut fabrikalarının bulunduğu yerde 11.000 m² lik yeni bir fabrikanın yapımına uygun boş alanın olmamasıdır. Bu durumda TÜVASAŞ’ ın vagon üretiminde kullandığı atölyelerin bir kısmı EUROTEM’ e devredilecek ya da geçmişte yapıldığı gibi 6–7 adet atölye ve iş yeri binaları yıkılarak EUROTEM’ in kuracağı yeni fabrika için saha yaratılacaktır. Her iki durumda da EUROTEM büyürken, TÜVASAŞ küçülecektir. AK Parti Hükümeti tarafından Hazırlanan ve kanunlaşmayı bekleyen Yeni Demiryolu Kanunu sonrası bunun önünde hiç bir engel kalmayacaktır.
Bu kanununun pek çok yönü ile ilgili tereddütlerimizi bulunmaktadır. TÜVASAŞ ilgilendireni kısmı ile ilgili kaygılarımızın nedeni için kanunun 4 Bölüm -12..Maddesi ile 5 Bölüm. Geçici 2. Maddesine bakmak gerekiyor.
TCDD SAMİMİ DEĞİL
TCDD Genel Müdürü bir yandan böyle konuşurken öte yandan tam tersi hazırlıklar içerisinde bulunuyor. Bu nedenle kendisinin TÜVASAŞ la ilgili sözlerini samimi bulmuyoruz. Hatta biraz tepkiliyiz bile denilebilir.. Ancak bu kişisel veya bir başka nedenlerden dolayı değil. Tepkimizin ve tavrımızın esas nedeni AK Partinin Özelleştirme uygulamalarınadır. Dolayısıyla da tepkilerimizin odağını kendilerini bu makamlara getirenlere hizmet vermeyi öncelik olarak gören Bürokratlar oluşturmaktadır.
YASAL DAYANAĞA ZEMİN HAZIRLIYORLAR
Ortada sergilenenler TCDD nin başta TÜVASAŞ, TÜLOMSAŞ ve TÜDEMSAŞ gibi bağlı ortaklıklardan kurtulmak isteyişi ile ilgili çalışmaların ürünüdür. Esas amaç; Yeni Demiryolu Kanunun yasallaşması ile başlayacak tasfiye sürecine yasal dayanak hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bunun içinde 5793 Sayılı Kanununun 43-madesinde değişikliğe gidilmiştir. 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD) Genel Müdürlüğünün mülkiyetindeki taşınmazlardan yatırım planları, işletmecilik esasları ve bu konuda oluşturulacak komisyonun teknik değerlendirmesi dikkate alınarak işletmecilik fazlası taşınmazların belirlenmesine ve bu taşınmazların satışına karar verilmesine TCDD Yönetim Kurulu yetkilidir”şeklinde değiştirilmiştir. Buradaki dğişikliğin nedeni, Kanun sonrası ile başlayacak hazine ait ve TCDD, (DLH) Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanlarının sahip oldukları değerli taşınmazların satışının önünü açacak yasal dayanakların hazırlanmasıdır. Çıkarılan bu kanunlardan sonra TCDD yönetimi TÜVASAŞ' a göndereceği komisyonun işletme fazlası, üretim fazlası şeklinde verecekleri karar doğrultusunda da istediği taşınmazı, binayı, atölyeyi üçüncü şahıslara satma serbestliğine kavuşmuştur
2- 5793 Sayılı kanunun 26. maddesinde yapılan değişiklik ile 2008 yılında Bayındırlık Bakanlığından, Ulaştırma Bakanlığına devri yapıla Karayolları Genel Müdürlüğüne kaynak aktarmaktır. Bunun için de TCDD ve satışlardan elde edilecek gelirlerin % 60 şı. Karayollarına % 40 TCDD ye ayrılacak olmasıdır. Bunlara ilaveten AB nin isteği ile hazırlanan 31.12.2008 tarihinde meclisten geçirilen "Ulusal programda Devletin Lokomotif ve Vagon üretiminden çekileceğin sözü verilmesi" TCDD Genel Müdürünün TÜVASAŞ ile ilgili sözlerinin samimiyetinden kaygı duymamıza neden olmaktadır.
Tabi bunların hepsi, her zaman olduğu gibi süslü, kulağa hoş gelen ama içeriği olmayan sözler ile kamuoyundan gizlenmektedir.
SIRA ORTAKLARA GELDİ
TCDD de, Limanlar ile başlayan özelleştirilme ve iş yerlerinin tasfiyesiyle devam eden uygulamalarda sıra TÜVASAŞ ın da içinde olduğu bağlı ortaklıklara gelmiştir.
Bu gün gelinen noktada en fazla görev ve sorumluluk özellikle Sakarya da ki esnaf kesimine düşmektedir. Bu gün nasıl Zirai Donatımın, Şeker Fabrikasının işçisini, memurunun Ekonomik katkısını arıyorlarsa yarın TÜVASAŞ' ın işçisinin ve memurunun Ekonomik katkısını aramak istemiyorlarsa bu işi sadece çalışanlara ve sendikalara bırakmayacaklar. Çünkü TBMM de bu denli sayısal üstünlüğü olan bir iktidar ve bu iktidarla birlikte hareket eden yandaş sendikalar varken ne bizim gibi karşı duruş sergileyen sendikalar nede çalışanlar karşı koyabilir.
GENEL MÜDÜRLE HESAPLAŞMAM YOK
Öncelikle Genel Müdürümüz ile bir çatışma hele, hele hesaplaşma içersinde olduğum iddialarını doğru bulmadığım gibi böyle bir durum söz konusu yapılmasını da maksatlı buluyorum. Sayın İbrahim ERTİRYAKİ ile bir takım sorunlar yaşıyoruz ancak, bunlara hesaplaşma denilmesi doğru değil. O da TÜVASAŞ çalışanı ben de. Her ikimiz de TÜVASAŞ ın ve çalışanların daha iyi bir yapıya sahip olması için mücadele ediyoruz. Konu yargıya intikal etti sonucunu hep birlikte göreceğiz.”
SORUMLUSU SENDİKACILAR OLACAK
Tüvasaş’ın ileride yaşayacağı olayların sorumlusunun temel atma törenine katılan ve alkış tutan sendikacılar olacağını öne süren Koray şöyle devam etti:
“Temel atma töreni düzenlediler. O törene sadece Türk Ulaşım Sen katılmadı. Şimdiden söylüyorum, o günkü törene katılan, orada konuşan ve alkış tutan sendikacılar, Tüvasaş’ın gelecekte karşılaşacağı sorunların sorumluları olacak”.
FABRİKAYA BİLE SOKMADILAR
25 Kasım eylemleri dolayısıyla soruşturma geçiren, görevden alınan ve fabrikaya sokulmayan tek sendikacı olduğunu söyleyen Cihat Koray, o dönemde de Tüvasaş’ın hata yaptığını öne sürerek şunları dile getirdi:
“25 Kasım’da eylemler oldu. O tarihte trenleri biz durdurmadık. Haydarpaşa’dan çıkan trenlerin ne zaman nerde duracağı zaten bellidir. Biz sadece tren personelinin güvenliğini sağlamak ve eylemin başarılı sonuçlanması için gözlemlemek için orada bulunduk.
Görevden alınma yargıya yansıdı. Üst üste yanlışlıklar yapıldı. Kamu personelinin görevden alınmasının şartları bellidir. Bir personeli görevinden uzaklaştırırsın ama, kurumdan uzaklaştıramazsın.Ben Tüvasaş personeliyim ama, eylem Arifiye’de oluyor. Yani Tüvasaş’ın yetki sınırlarının dışında ve mesai saati dışında gelişen durum. Tüvasaş’ı hiç ilgilendirmeyen bir olay bu. TCDD’nin talebiyle beni görevden uzaklaştırdılar. Bu zaten bir hataydı. Sonra bu hatayı anladılar, yanlışlıklarını fark ettiler. Kuruma girmemiz konusunda yasağı kaldırdılar”.
Haber Hülya Sürücü
|