 Sakarya'nın Geyve ilçesi Nuruosmaniye Köyü'nde oturan 3 çocuk annesi kanser hastası Fahriye Beşikçi (37), hastalığından çok Kaymakamlığın tavrına üzüldüğünü söyledi. Eşinin işsiz kalmasıyla kirada oturdukları evden çıkmak zorunda kaldıklarını belirten Beşikçi; buzdolabı, çamaşır makinesi gibi eşyalarını satarak kira borcunu ödediklerini kaydetti. Daha sonra 10 ay boyunca bir evin odunluğunda yaşadıklarını anlatan Beşikçi, çıktıkları evin sahibine elektrik borcunu ödeyemediklerini, bu sebeple Kaymakamlığın, Vakıftan verdiği yol yardımını keserek, ev sahibinin 500 TL civarındaki elektrik borcunu ödediğini dile getirdi.
Ayda iki kez Kocaeli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kemoterapi almak için gitmek zorunda olduğunu ifade eden Beşikçi, şöyle konuştu: "Kirada oturuyorduk, elektrik borcunu ödeyemedik. Kaymakam bey bana verdiği hastane yol parasını keserek çıktığım ev sahibimin elektrik borcunu ödedi. Yanına gittiğimde beni dinlemedi, borcunuzu ödedim, 'Size yapacak bir şeyim yok' dedi beni çıkardı. Çaresiz ve bitkin bir şekilde kaldım. Tedavilerimi paranın kesilmesi yüzünden geciktirdim. Eşim çöplerden kağıt, hurda toplayarak kazandığı parayla hastaneye gittim. Geç kaldığım için doktorum bana kızdı. 'Bu tür hastalıklarda geç kalınmaz' dedi. Doktora bir şey izah edemedim, utandım. Şimdi bana Sakarya Kanser Hastaları Derneği yardımcı olmaya çalışıyor."
"LOJMAN İÇİN 4 BİN 500 TL'LİK SENET İMZALATTIRDILAR"
Kaymakamlığın, kendilerine, oturmaları için verdiği kullanılmayan okul lojmanı için 4 bin 500 TL senet imzalattırdıklarını anlatan Beşikçi, "Senedi eşime lojmanda zarar olursa masrafları karşılayacağıma dair imzalattırdılar. Senedimiz köy okul müdüründe. Zaten lojman yıkık dökük, rutubetli ve çok kötü halde. Birde burası için senet imzalattırdılar. Ne yapacağımı bilemiyorum. Evimde yiyecek bir şeyim yok. Kömür yok çöplerden bulduğumuz paçavraları yakıyoruz çocuklarım üşümesin diye. Eşim çalışıyordu, iş kazası geçirdi. İşten de attılar. Şimdi günlük iş çıkarsa çalışıyor. Benimle uğraştığı için hakkını savunamadı. Kiramızı ödeyemediğim için çamaşır makinemi sattık 5 senedir elde çamaşır yıkıyorum. Çok zorlanıyorum, tıkanıyorum. Kaymakam 'evleri var' diyormuş. Evimizin olmadığına kaymakam beyi inandıramıyorum. Karşısına beni alıp benimle konuşmadı. Konuşsaydı ben her şeyi izah edecektim. Beni kabul etmedi bir şey diyemedim." şeklinde konuştu.
Sakarya Kanser Hastaları Derneği Başkanı Nihal Akar ise bir kanser hastasının böyle bir ortamda yaşamasının mümkün olmadığını söyledi. Ailenin oturduğu lojmanın çok rutubetli olduğuna dikkat çeken Akar, "Rutubet, kanser hastaları için en büyük risktir. Kanserli hücreyi yeniden hortlatabiliyor. Kompikasyon oluşabiliyor. Bundan dolayı da çok büyük bir risk teşkil ediyor. Hastanın çok hijyenik bir ortamda yaşaması gerekir. Gıdasına çok önem vermesi gerekir. Çocukların okula gittiğini gördük, teşekkür almışlar, çok başarılılar.Onlara bir eğitim bursu bağlanması çok çok önemli." diye konuştu.
KAYMAKAM: LOJMAN İÇİN İMZALANAN SENETLE İLGİLİ DETAYI BİLMİYORUM
Geyve Kaymakamı Süleyman Erdoğan da Beşikçi ailesinin daha önce kirada oturduğu evin elektrik parasını ödemediğini, mağdur ettikleri ev sahibine 500 TL'ye yakın elektrik borcunu ödediklerini doğruladı.
Zaman zaman kanser hastası aileye de yardımlarının sürdüğünü ifade eden Erdoğan, "Son olarak onları geçici olarak okul lojmanına yerleştirdik. Sapanca'da bunların babasının adına kayıtlı iki dairesi var. Orada oturmuyorlar. Lojman için imzalanan senetle ilgili detayı bilmiyorum. Belki yine elektrik parası ödemez veya lojmana zarar verirse ona güvence olarak Milli Eğitim veya muhtarlık tarafından imzalatılmış olabilir." ifadelerini kullandı. |