 Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 'Çanakkale Savaşlarının Türk ve Dünya Tarihi Açısından Yeri ve Önemi' konulu panelde konuşan Akbulut, tarihin Çanakkale'de yaşanan kahramanlıkları anlatmakta yetersiz kaldığını kaydetti.
Prof. Dr. Dursun Ali Akbulut, "Efsaneler tarihte yaşadıkları bilinen kahramanlar ya da olaylar etrafında gelişen anlatımlardır. Destanlar gerçeğe biraz daha yakındır ama efsanelerde gerçeklik payı aranmaz. 'Güneşli bir havada şimşekler çakmış, Fetih Suresi'nin ilk ayeti gökyüzünde belirivermiş, Seyit Onbaşı 276 kilogramlık mermiyi kapmış, namluya sürmüş ve düşmanın gemisini batırmış, yeşil bayraklılar gelmiş' diye anlatılıyor. Bunlar nedir? Destan ve efsane. Türk halkı Çanakkale'yi öyle görmek istiyor.''
Çanakkale savaşlarının, 1. Dünya Savaşı'na girilmeden İtilaf Devletleri'nin planları arasında yer aldığına işaret eden Akbulut, İtilaf Devletleri'nin Osmanlı topraklarını ele geçirmek için savaşı başlattığını hatırlattı. Çanakkale'nin hedef alınmasının farklı nedenleri olduğunu belirten Akbulut, bu nedenleri şöyle anlattı:
''Rusya'nın silaha ihtiyacı vardı. Silahı getirmenin tek yolu boğazlardı. Askeri bakımdan Çanakkale geçilecek olursa Osmanlı Devleti fiilen ikiye ayrılacak, savaş dışı kalacak, Balkanlar'da tarafsız konumdaki ülkeler kendilerinden yana tavır takınacaktı. İngiliz ve Fransız askerleri İstanbul'da dostları Rus askerleriyle elele vermedikçe bu savaşın sonunun gelmeyeceğine inandırılmışlardı. Dünya Savaşı'nın sonuç noktası olarak görülmüştü, İstanbul'daki buluşma. İngiliz komutanları askerlerine 'siz Çanakkale'yi geçmek suretiyle İstanbul'a vardığınızda, sadece bir savaşın galibi değil, aynı zamanda bu savaşın sonunu getirecek bir olayın da yaratıcıları olacaksınız' demişti.''
18 Mart 1915'te kazanılan deniz zaferinde düşman donanmalarının üçte birinin etkisiz hale getirildiğini kaydeden Akbulut, kazanılan zaferle Çanakkale'yi denizden geçemeyeceklerini anlayan düşmanın karadan mücadeleye başladıklarını dile getirdi.
Gelibolu Yarımadası'nda 500 bine yakın askerin savaştığına dikkati çeken Akbulut, ''Düşman askerleri 1916 yılı başında Çanakkale cephesini terk edip çekilmek zorunda kaldılar. Artık Çanakkale denizden geçilemediği gibi karadan da geçilemeyecektir. Çanakkale geçilemeyince savaş öteki cephelerde bütün şiddetiyle 2 yıldan fazla devam etti. 'Çanakkale geçilemeyince savaş 2 yıl daha uzamıştır' tezini söyleyen taraf biz değiliz. Çanakkale'yi bu şekilde anmak isteyenler İngiliz ve Fransızlar'dır. Bunu bir fatura olarak Mondros'ta önümüze koydular. İngiliz ve Fransız Başbakanı, 'savaşın iki yıldan fazla sürmesine, hadsiz insan kaybına siz sebep oldunuz, maddi imkanların yok edilmesine siz neden oldunuz. O nedenle işte size böyle bir mutabakat dediler.'' şeklinde konuştu. |