Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) tarafından Sakarya'nın Sapanca ilçesinde Güral Otel'de gerçekleştirilen 4. Telekom Zirvesi'nin son gününde konuşan Bakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğa ait olduğu iddia edilen ses kaydına ilişkin bir soru üzerine, bu konu hakkında polemiklere girmek istemediğini kaydetti.
Masada bulunan bir ses kayıt cihazını eline alan Bakan Yıldırım, şunları söyledi: "Benim de ses kaydım var. Birazdan ses kaydına bakarsan ne söylediğim burada yazıyor. Siz de bunu yapıyorsunuz, sizin yaptığınız işi yapmışlar. Ben bilmem olmadığım bir yer. Muhatap olmadığım bir iş. Hadi Türkiye'de olsa benim sırtıma yıkabilirsiniz de Türkiye dışında onu nasıl yapacaksınız merak ediyorum. Bu polemiklere girmek niyetinde değilim."
Ses kaydına ilişkin olarak Genelkurmay Başkanı'nın açıklamalarını yaptığını dile getiren Yıldırım, yasa dışı dinlemenin insanlığın bir sorunu olduğunu söyledi. "Bunu yapmak insanlıkla bağdaşacak bir iş değildir" diyen Yıldırım, "Burada ülke falan meselesi yok. Bu etik olmayan evrensel hukuka uymayan insanların haberleşme özgürlüğüne tamamen aykırı olan, daha önce de söyledim iğrenç bir şeydir. Bunu yapmak insanlıkla bağdaşacak bir iş değildir. Ülkemizde bu işler mümkün mertebe olmasın diye gayret ediyoruz, onun için istihbarat ve suçlarla mücadele amaçlı TİB kuruldu. İstihbarat kuruluşlarının talepleri bu kanaldan değerlendiriliyor. Bu bakımdan bu konudaki keyfilik de böylece önlenmiş oldu. Ama teknolojiyi kullanarak yasa dışı yollarla bu işe tevessül edenlerin olma ihtimali de vardır." diye konuştu.
Türkiye'de korku yayılmaya çalışıldığını anlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Diğer yandan da konuşmalarda ne kadar artma var diye bakıyoruz. Yüzde 24 daha fazla konuşmuş vatandaş. Yüzde 56 da mesaj daha fazla göndermiş. İnanın konuşuyor millet. Daha ne diyelim? O zaman bu işi yapanlar havasını alır. Vatandaş itibar etmiyor, etmemesi de lazım. 3-5 tane kendini bilmez hak hukuk tanımayan sorumsuzlar yüzünden vatandaşın korku yaşamaması lazım. Demokrasilerde bunlar olmaz. Oluyor mu oluyor, ufak tefek de olsa, şimdi yasal bir düzenleme yapılıyor. Orada da bu işe tevessül edenlerin ve yapanların daha şiddetli cezalandırılması öngörülüyor. İnşallah düzenlemede bu alandaki korkuyu ve endişeyi ortadan biraz daha fazla kaldırmış olur."