4. Telekom Zirvesi, Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) tarafından Sakarya'nın Sapanca ilçesinde gerçekleştirildi. Bakan Binali Yıldırım, zirvede yaptığı konuşmada, Telekomünikasyon altyapısının bir buçuk asırlık bir değer olduğunu söyledi. Ortak malları olan altyapının kullanılmamasının büyük bir hata olduğunu kaydeden Yıldırım, "Kullanırken 'Madem serbestleşme oldu, herkesin bunun bedelini ödeyerek kullanması gerekir. Ben kullanmıyorum, kimseye de kullandırmıyorum' mantığı yanlış. Bu bizim gelişmemizi önler, önümüzü tıkar. Dünya milletleri içerisinde çağdaşlaşma hedefimizde bizi geride bırakır" dedi.
Serbestleşmeyi havacılıkta da yaptıklarını kaydeden Yıldırım, havacılıktaki rekabetin herkese yaradığını ifade etti. Havacılık sektörünü rekabete açarken hiç akla hayale gelmeyecek yerlerden kişilerden büyük bir dirençle karşılaştıklarını vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu: "Havacılıktaki serbestleşme öncesi Türk Hava Yolları'nın (THY) pazar payı yüzde 99'du. İç ve dış uçuşlar olmak üzere 33 milyon yolcumuz vardı. Bu oran Madrit hava alanının yıllık yolcu sirkülasyonunun yarısı bile değil. Onun için biz projeye inanmıştık. Arkasında durduk, kararlılık gösterdik. İç hatları da dış hatları da açtık. Ne oldu? THY payı şu anda yüzde 50, taşıdığı yolcu 27 milyon. Pazar payı yüzde 99'dan yüzde 50'ye indi, taşıdığı yolcu 27 milyona çıktı. Uçtuğu nokta içeride 2'den 45'e, dışarıda 76'dan 130'a ulaştı. Uçak sayısı 59'dan 132'ye yükseldi. Çalışan sayısı tüm havacılıkta 47 binden 100 bini aşarken, ciro 2 milyardan 8 milyar dolara ulaştı. Serbestleşmenin ve rekabetin sonuçları bunlar. Herkes kazandı."
Havacılıktaki rekabetle birlikte her kesimden her gruptan insanın uçağa bindiğini belirten Yıldırım, doğudaki, batıdaki, kuzeydeki güneydeki insanları birbirlerine yaklaştırdıklarını dile getirdi.
TELLİ, TELSİZ SÜRATLE ALTYAPI YAPMAMIZ LAZIM
Sektöre yeni giren küçük firmalara gelişmeleri için alt ve üst yapısı kuvvetli olan büyük işletmecilerin gerekli desteği vermesi gerektiğine dikkati çeken Yıldırım, "Yeni sektöre girenler hem kendileri gayret edecek, hem de bunların gelişmesi için alt ve üst yapısı kuvvetli olan büyük işletmeciler gerekli desteği verecek, omuz atacak. Böylece işi düzelteceğiz. Şu anlamsız kavgayı bırakalım, 'Ben kullanacağım, o kullanacak, altyapı benim, altyapı senin' derken, yarın bir gün tıkanacağız. Konuşmayı bile yapamaz hale geleceğiz. Hızla büyüyoruz. Telli, telsiz, ne bulursak süratle altyapı yapmamız lazım. Yapılıyor da zaten. Önüne gelen, kablo atıyor. Elektrik şirketleri yapıyor, belediyeler yapıyor. Önüne gelen kablo atıyor. Atsın. Biliyorlar ki, onun bir taliplisi olacak" diye konuştu.
Kararlarında önceliklerinin vatandaş olduğuna vurgu yapan Yıldırım, şunları söyledi: "Bana bir karar gelirse bu karar da vatandaşın lehine olursa bir şey yapmam, kimse bana bunu imzalama demesin. Öyle bir şey yapmam. Biz siyasetçiyiz, bizim için sıralama şöyledir: vatandaş, işletmeciler ve devlet. Öncelik sırası böyledir. Bu sırayı değiştiremeyiz. Önce hizmet alanları, oy verenler bize göz kulak olanlar. İşletmeciler de lazım, onlar olmayınca vatandaşa hizmeti nasıl götüreceğiz? Onları da yaşatmamız lazım, bizim görevimiz orada ortaya çıkıyor. Bu iki kesimi birbirleriyle iyi geçinecek şekilde idare edip gideceğiz."
İLETİŞİM VERGİLERİNDE DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ VAR
Geniş bant ve uydu üzerinden yapılan yayıncılık hizmetinden Özel İletişim Vergisi alındığını, bu hizmetlerde içeriğin de vergilendirildiğini söyleyen Yıldırım, bu konuda bazı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti. "Bu vergi sistemiyle daha fazla devam edemeyiz" diyen Yıldırım, "Bu vergi sistemiyle yakınsamaya geçemeyiz. Katma değerli hizmetleri geliştiremeyiz. Çünkü vergi tanımlamaları çok farklı mantıkta. Bu içerik midir, ses midir, film midir, ilim midir, bunların ayrımını kim yapacak? Kavga burada başlıyor. 'Bu yoldan ne geçerse ben hakkımı alırım arkadaş' diyor. İki sefer para ödüyorsunuz. Bir satın alırken bir de taşırken ödüyorsunuz. Bu da olmuyor tabii ki. Ondan sonra fazla bir şey kazanılmıyor. Biz anlaşılabilir bir vergi sistemine, olağanüstü şartlarda konmuş bu vergilerden tek bir vergi sistemine geçersek işletmelerin yanlış yola getmelerine zemin hazırlamayız. Yanlış yola gidiyorlar demiyorum, mecbur kalıyorlar, izah etmekte zorlanıyorlar. Vergici telekominikasyonu, bilişimi bilmez. Bunları gözden geçireceğiz" ifadesini kullandı.
BİLİŞİM GELDİ MERLİK BOZULDU, SİYASET ZORLAŞTI
Bilişimin birçok gelişmeyi de beraberinde getirdiğini anlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık hayat 24 saat, gece gündüz farkı yok. Herkes birbiriyle sürekli konuşuyor. Bilişim küresel barış getiriyor, demokrasi getiriyor. Halkların bilinçlenmesini idarelerin önünde gitmesini sağlıyor. Keyfilikler ortadan kalkıyor. İdareye, siyasi tercihlere, yargı erkine ve bürokrasiye kendilerine çeki düzen verme mecburiyeti getiriyor. Hesap verilebilirlik artıyor. Bilişim geldi merlik bozuldu, siyaset zorlaştı. Sadece siyaset değil herkesin işi zorlaştı. 'Ben yaptım oldu' mantığı yok oldu. Her şeyi herkes istiyor, takip ediyor. Anında bilgi alıyor. Doğru mu yanlış mı kamuoyu kanaati hemen oluşuyor."